Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşen olağanüstü güvenlik zirvesi, Ukrayna konusunda Avrupa ve ABD arasında yaşanan güvenlik tartışmalarını gündeme taşıdı. Zirveye katılan önde gelen Avrupa liderleri, Ukrayna için güvenlik garantilerinin sağlanmasının önemine vurgu yaparak, ABD’ye “masada biz de varız” mesajını iletti.
Zirvede, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Avrupa’nın Ukrayna için güvenlik garantilerine öncülük etmeye hazır olduğunu belirtmesi dikkat çekti. ABD’nin Ukrayna’ya güvenlik garantisi verilmesinde Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk alması gerektiği üzerinde duruldu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Avrupa’nın kendi güvenliğine yatırım yapması gerektiğini vurgulayarak, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığını caydırmak için ABD güvencesinin önemine dikkat çekti.
Zirve öncesinde Ukrayna’ya barış gücü göndermeye hazır olduklarını belirten İngiltere, zirvede çekimser açıklamalarla karşılaştı. Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un Ukrayna’ya barış gücü gönderilmesine ilişkin değerlendirmesi, AB içinde fikir ayrılıklarının olduğu iddialarını beraberinde getirdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Ukrayna’nın güçlü bir pozisyonda olması gerektiğini vurgulayarak, ülkenin bağımsızlığının ve güvenlik garantilerinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
ABD ve Rusya arasında Ukrayna’da barışın sağlanması için artan diplomatik temaslar göz önünde bulundurulurken, Avrupalı liderler Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa için kritik bir konu olduğunu savunuyor. ABD Başkanı Donald Trump’un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yapmayı planladığı görüşme ise dikkatleri üzerine çekiyor.
Paris’te sona eren güvenlik zirvesi, Ukrayna krizine ilişkin uluslararası çabalara ışık tuttu ve Avrupa ile ABD arasındaki iş birliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.