Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, OVP sonrası yaptığı açıklamada para politikasının etkileyebildiği kalemlerde başarı sağladığını belirtti. Küresel arz şoklarının etkisine de değindi.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’ın (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Karahan, son enflasyon raporunda yapılan güncellemelerin OVP ile uyumlu olduğunu belirtti.
Başkan Karahan, açıklanan hedeflerin eşgüdüm içinde belirlendiğini ve bu eşgüdümün yönetilen-yönlendirilen fiyatlarda daha da güçleneceği mesajını verdi. Bir yıl içinde hedeflerin üzerinde gerçekleşen enflasyonun sonraki yıllara etkisinin olduğunu ve bu durumun revizyonda dikkate alındığını ifade etti. Ayrıca, küresel konjonktürdeki değişen dinamiklerin de revizyonun bir diğer nedeni olduğunu sözlerine ekledi.
Karahan, 2020’den bu yana pandeminin, tedarik zinciri sıkıntılarının, ticaret savaşlarının ve fiziksel savaşların enflasyon dinamiği üzerinde ciddi etkileri olduğunu vurguladı. Bu yıl küresel arz şoklarının enflasyona etkisinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını belirtti. Bu etkinin içinde artan enerji maliyetleri, ulaştırma hizmetleri ve gıda fiyatlarındaki artışların yer aldığını bildirdi.
Savaşın getirdiği dinamiklerle gübre başta olmak üzere tarıma girdi sağlayan kalemlerde fiyat baskılarının yaşandığını ve bunun enflasyon sepetine yansıdığını dile getiren Karahan, dayanıklı tüketim malları ve petrokimya ürünlerinde de yukarı yönlü baskılar görüldüğünü aktardı. Bu faktörlerin toplamda 7 puana yaklaşan bir etki yarattığını söyledi.
Karahan, enflasyon görünümünde karamsarlığa neden olacak bir revizyon yapılmadığını ifade etti. Son dönem enflasyon verilerinin, savaşın olumsuz etkilerine rağmen para politikasının etkileyebildiği alanlarda, özellikle talebe dayalı sektörlerde olumlu seyrettiğini gözlemlediklerini belirtti. Temel mal enflasyonunun, emtia fiyatlarındaki artışlar ve kur gelişmelerine kıyasla daha düşük olmasının, talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu ve para politikasının bu alanlarda başarılı olduğunu gösterdiğini savundu.
Hizmet enflasyonunda aylık bazda bir katılığın söz konusu olduğunu ancak hizmet ve eğitim gibi kalemlerde önceki dönemlere göre daha olumlu bir görünüm bulunduğunu anlattı. Yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını, ulaştırmadaki durumun ise savaşla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Bu seneki temel sapmanın nedeninin savaşın beklenenden daha şiddetli olması ve devam etmesi olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]